Header
 
HaberGörsel  
Başkan'ın Mesajı

Değerli KTSD Üyeleri,

Sürekli değişen ve yenilenen sektörümüzde pro-aktif ve esnek stratejiler üretebilen ve bu stratejileri uygulayabilecek aktif beyin gücüne her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır.

Bir yandan müşteri odaklı hizmeti ve fark yaratan uygulamalarıyla kamuoyu nezdinde kullanıcı dostu ve sürdürülebilir merkezli bir sektör algısı yaratırken, diğer yandan da kamu ilişkilerinde ve yeni mevzuat süreçlerinde etkin rol almak gerekmektedir.

Etkili olarak çalışmamız gereken bir başka mesele ise konu yönetimi. Kamuoyuna yansıtılan ve sektörün uyduğu mevzuatı hiçe sayarak sektörün bazı ürünlerinin insan sağlığını olumsuz yönde etkilediği yönündeki mesnetsiz iddialar,-her ne kadar Derneğimizce iddia sahiplerine gerekli bilgilendirme cevapları ve düzeltmeler gönderilmiş olsa da- kozmetik ve temizlik sektörlerinin itibarına ve müşteriler nezdinde algısına zarar vermektedir. Bu noktada, ürünlerin mevzuatlara uygunluğunun belirtilmesinin yanı sıra sektör olarak kozmetik ve temizlik ürünlerinin gündemini pro-aktif çalışmalarla “insan sağlığına zararlı maddeler” odağından “hijyen, bireysel temizlik ve toplum sağlığı için önemli” gibi gündem başlıklarına taşımalıyız.

Diğer bir yandan ise, henüz ülkemizde kamuoyunda pek konuşulmayan fakat Avrupa’da tartışılmaya başlanan kozmetik ve temizlik ürünlerinde kullanılan nanoteknoloji ve hayvan deneyleri gibi konularda da sektör olarak gerekli içerikleri hazırlamamız ve gerektiğinde erken aksiyon almamız gerekmektedir.

Derneğimiz, yukarıda belirttiğimiz hususları göz önüne alarak 2014 yılında da kozmetik ve temizlik ürünleri sektörleri ile ilgili farkındalığın artması doğrultusunda çalışmalarını yürütmeye devam edecektir.

Dünyada ve Türkiye’de sektörümüze dair olan gelişmeleri ve faaliyetlerimizi siz üyelerimize aktarmak için hazırladığımız e-bültenimizde ‘‘VII. Türkiye Sektörel Ekonomi Şurası Raporu’’nda yer alan ve Türkiye Kozmetik ve Temizlik Ürünleri Sanayi Meclisi’nin görüşleri ile oluşturulan kozmetik ve temizlik ürünleri sektörlerine ilişkin beş sorun-beş çözüm ile ilgili bilgilere ulaşabilirsiniz. Raporda bahsedilen sorunların çözüme kavuşması ile sektörlerimizin çok daha iyi bir konuma geleceği inancındayım. Ayrıca kumaş ve ev bakımı gibi konuların uzmanlarca konuşulacağı ‘‘Dünya Kumaş ve Ev Bakımı Konferansı’’ etkinliğinin düzenleneceği bilgisini de ilginizi çeker düşüncesi ile bültenimize dâhil ettik. Bunun yanı sıra, Avrupa Birliği Resmi Gazetesi’nde yayımlanan parabenler hakkındaki Komisyon Yönetmeliği’ne de bültenimizde yer verdik. Özetle; yönetmelikte kozmetik ürünlerde koruyucu olarak kullanılan izopropil paraben, izobütil paraben, fenil paraben, benzil paraben ve pentil paraben isimli 5 paraben bileşiğinin yasaklanması yönünde değişikliğe gidildi.

Bültenimizde, Deloitte’in perakende sektörü üzerine hazırladığı rapora da ulaşabilirsiniz.. “2014 Yılı Perakende Sektörünün Küresel Güçleri” raporuna göre, Türkiye perakende sektörü 2013’te %3,7 oranında büyüyerek 311 milyar dolarlık hacme ulaştı. Sektörlerimiz açısından önem arz eden bu gündeme ilişkin bilgileri de bültenimizde bulabilirsiniz. Ayrıca sosyal medya kullanımları ile ilgili Next Advisor’ın yaptığı araştırmayı da sizlerle paylaştık. Anlaşılan o ki; gençler arasında Facebook kullanım oranı düşüyor.

Hayvan deneyleri, gelecek dönemde sektörün önemli gündem maddelerinden biri olacak. Bu bağlamda hayvan deneylerinin yerine geçebilecek bir araştırma ile ilgili gelişmeyi de bültenimize ekleyerek bu konuya dikkatinizi çekmek istedik. Bültenimizde ayrıca, Cosmetics Business tarafından düzenlenen ve mevzuatlar konusunda kozmetik sektörünün karşılaştığı güncel konuların ele alınacağı Yönetmelik Zirvesi ile ilgili bilgileri de bulabilirsiniz.

Uluslararası Finans Kurumu (IFC) ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) tarafından hazırlanan ‘‘Türkiye’de İklim Değişikliğine Uyum Sağlama Pilot Çalışması’’ adlı rapor açıklandı. Son olarak da, iklim değişikliği konusunda oluşabilecek risk ve fırsatlara değinerek şirketlerin, oluşabilecek değişiklikleri öngörmelerine ve hazırlık yapmalarına yardımcı olmayı hedefleyen raporu bültenimize dâhil ettik.

Bir sonraki e-bültenimizde görüşmek üzere, tüm üyelerimize sağlıklı, huzurlu ve mutlu zamanlar diliyorum.

 

Ahmet Pura
KTSD Yönetim Kurulu Başkanı

 
 
HaberGörsel  
VII. TÜRKİYE SEKTÖREL EKONOMİ ŞURASI RAPORU SEKTÖRLERİN SORUNLARINA IŞIK TUTUYOR

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bünyesinde sektörel gelişmeyi teşvik etmek amacıyla, 4 Mart 2014 tarihinde Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ve ilgili Bakanların katılımıyla düzenlenen VII. Türkiye Sektörel Ekonomi Şurası sonrasında, 60 sektörün gündeminde olan 5 sorun ve 5 çözüm önerisinin bulunduğu ‘‘VII. Türkiye Sektörel Ekonomi Şurası Raporu’’ yayımlandı.

Kozmetik ve temizlik ürünleri sektörlerine ilişkin sorunların belirlenmesi aşamasında Türkiye Kozmetik ve Temizlik Ürünleri Sanayi Meclisi’nin görüşlerine başvurulan raporda bu sektörlere ilişkin ilk sorun; bildirimle piyasaya verilen tüketici ürünleri (kozmetik, deterjan, hijyenik kağıtlar) mevzuatının AB ile uyumlaştırılmış olmakla birlikte, AB mevzuatına uymayan farklı yaklaşımların sergilenmesi olarak belirlenirken, sorunun çözümü için AB mevzuatı ve uygulamalarının yeniden incelenmesi, STK’ların görüşleri alınarak farklılıkların giderilmesi, bildirimin kolaylaştırılarak piyasaya sürenin haklarını gözetecek çözümler getirilmesi gibi önerilerde bulunulmuştur.

Kozmetik ve temizlik ürünleri sektörlerinin ikinci sorununu, bildirimle piyasaya verilen tüketici ürünlerinin (kozmetik, deterjan, hijyenik kağıtlar) piyasa gözetim ve denetiminde (PGD) AB mevzuatına uymayan farklı yaklaşımlar sergilenmesi olarak belirleyen raporda, çözüm olarak; STK’ların görüşleri alınarak AB mevzuat ve bunların uygulamalarının yeniden incelenmesi, PGD uygulamalarındaki farklılıkların giderilmesi ile denetimi kolaylaştıracak ve denetlenenin haklarını gözetecek çözümlerin getirilmesi gibi öneriler getirilmiştir.

Sahte ve taklit ürünlerle mücadelenin yasal boşluklar, eleman yetersizliği ve koordinasyonsuzluk nedeniyle yeterince güçlü yapılamaması,sektörlere ilişkin üçüncü sorun; KOBİ niteliğindeki firmaların Ar-Ge Merkezi kurmak üzere yatırım yapmalarının yeterince teşvik edilmemesinin ise kozmetik ve temizlik ürünleri sektörlerine ilişkin dördüncü sorun olduğu raporda, çözüm önerisi olarak sahte ve taklit olduğu kanıtlanan ürünlerin imha edilmelerinin sağlanması, sahte ve taklit ürünlerle ilgili cezaların caydırıcı olması ile Ar-Ge yatırımlarının firma gelirleri üzerindeki uzun vadeli etkilerinin göz önüne alınarak bunların finansmanına destek sağlanması ve çalışan sayısı sorununun çözülmesi gibi maddeler sıralanmıştır.

Sektörlere ilişkin son sorunun ise; Sağlık Bakanlığı tarafından ilaçların kodlanması amacıyla geliştirilen karekod kodlama sisteminin kozmetik ürünlerde de kullanılması yönünde yapılan çalışmaların, olası değişiklikten ciddi şekilde etkilenecek olan kozmetik sanayicilerinin görüşü alınmadan ve bilgisi olmadan yapılması olarak belirlenen raporda, çözüm olarak endüstrinin bu değişiklik konusunda bilgilendirilmesi ve sanayinin görüşlerinin de çalışmaya yansıtılarak, yanlış atılan adımların düzeltilmesi önerisi sunulmuştur. Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
 
 
HaberGörsel  
DÜNYA KUMAŞ VE EV BAKIMI KONFERANSI 6–9 EKİM TARİHLERİ ARASINDA MONTRÖ’DE GERÇEKLEŞTİRİLECEK

Amerikan Petrol Kimyacıları Derneği’nin (AOCS) düzenlediği ‘‘Dünya Kumaş ve Ev Bakımı Konferansı’’, 6–9 Ekim tarihlerinde İsviçre’nin Montrö kentinde gerçekleştirilecek. Kumaş ve ev bakımı gibi konularda dünya çapında uzmanların yer alacağı konferansta yapılacak sunumlar, sektöründe en iyi uygulamaları arayan katılımcılar için kaçırılmayacak bir fırsat teşkil edecek.

Üç gün sürecek konferansta, ilk gün “Sürdürülebilirlik” başlığı altında ekonomik gerçekler ve çevresel sorumluluk dengesini koruma konuları gündeme getirilecek. İkinci gün ise, “Büyüme” başlığı altında toplum yararına olan inovatif çalışmalar ile ilgili sunumlar katılımcılar ile paylaşılacak. Son gün ise “Etkileşim” başlığı altında, artan müşteri ve tüketici enerjisinden yararlanma konuları işlenecek.

Dünyanın önemli şirketlerinden toplamda altı CEO’nun da katılım göstereceği konferans ile ilgili detaylı bilgiye http://montreux.aocs.org/ adresinden ulaşabilirsiniz.
 
 
HaberGörsel  
PARABENLER HAKKINDAKİ KOMİSYON YÖNETMELİĞİ AVRUPA BİRLİĞİ RESMİ GAZETESİ’NDE YAYIMLANDI

5 paraben bileşiği ve triklosan ile ilgili uyulması gereken kuralları belirleyen Komisyon Yönetmeliği, 10 Nisan 2014 tarihinde AB Resmi Gazetesi’nde yayımlandı. Yönetmelik 30 Nisan 2014 tarihinde yürürlüğe girdi.

Komisyon Yönetmeliği’nin EC 1223/2009 sayılı Kozmetik Tüzüğü’nün Ek II kısmında, kozmetik ürünlerde koruyucu olarak kullanılan izopropil paraben, izobütil paraben, fenil paraben, benzil paraben ve pentil paraben isimli 5 paraben bileşiğinin yasaklanması yönünde değişikliğe gidildi.

Komisyon ayrıca, Kozmetik Tüzüğü’nün Ek V’inde yer alan triklosanın; diş macunu, el sabunu, banyo/duş ürünleri, spreysiz deodorantlar, yüz pudra ve leke kapatıcıları ile tırnak ürünlerinin de dâhil olduğu bazı ürünlerde koruyucu olarak maksimum % 0.3 konsantrasyonda kullanılması şartını getirdi. Ağız çalkalama suyunda ise bu oran % 0.2 olarak değişti.

30 Ekim 2014’ten itibaren sadece yayımlanan yönetmeliğe uygun ürünlerin Avrupa Birliği pazarına sürülmesine izin verilecek ve 30 Temmuz 2015 tarihinden itibaren de AB piyasasında sadece yönetmeliğe uyumlu ürünler yer alabilecek.

 
 
HaberGörsel  
TÜRKİYE PERAKENDE SEKTÖRÜ % 3,7 BÜYÜDÜ

Dünyanın en büyük 250 perakende şirketinin gelirleri 4,3 trilyon dolara ulaşırken, Türkiye perakende sektörü 2013’te %3,7 oranında büyüyerek 311 milyar dolarlık hacme ulaştı. Ekonomik sıkıntılara rağmen küresel perakende gelirleri artmaya devam ediyor.

Deloitte’in, Stores Media işbirliğiyle hazırladığı “2014 Yılı Perakende Sektörünün Küresel Güçleri” raporuna göre, Türkiye perakende sektörü 2013’te %3,7 oranında büyüyerek 311 milyar dolarlık hacme ulaştı. Türkiye’de perakende sektörünün alt segmentlerine bakıldığında gıda perakendeciliğinde büyümenin yavaşladığı, indirim perakendeciliğinde pazar payının hızla arttığı gözlemleniyor. Rapor, gıda dışı perakendede ise 2013’ün ilk yarısında yakalanan büyüme ivmesinde dördüncü çeyrekte toparlanma görüldüğünü belirtiyor.

2013 yılının ikinci yarısından itibaren sektöre hâkim olan tedirgin havanın 2014’te de devam edeceğini öngören raporda, “Geçmiş dönemde sektörün alışageldiği büyümenin 2014’te yavaşlayacağı ve Türkiye perakende sektörünün %1,3’lük büyüme ile 314 milyar dolara ulaşacağı bekleniyor” ifadesi yer alıyor.

Dünyada perakende sektörünün durumunun incelendiği raporda, şirketlerin faaliyetlerinde küçülmeye gitmelerinin, dünya sıralamasında ilk 10’da yer alan perakendecilerin son mali dönemde değişmesine neden olduğu vurgulanıyor. Raporda, dünyanın bu en büyük 10 perakende şirketi 2012 mali yılında %4,2 büyüme kaydederken, diğer 250 şirketin ortalama büyümesinin %4,9’un altında kaldığına dikkat çekiliyor. TOBB’un perakende sektörü dosya haberinde yer alan haberin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
 
 
HaberGörsel  
FACEBOOK TRENDİ GENÇLER ARASINDA DÜŞÜYOR

NextAdvisor’ın araştırmasına göre, Facebook kullanan gençlerin oranı bir senede %42′den %33′e düştü. Araştırmaya göre, 10 gençten 9′u sosyal medya kullanıcısı. Katılımcıların %61′i favori sitelerinin Tumblr olduğunu söylerken, Facebook %55 ile ikinci sırada yer alıyor. Üçüncü sırada %22 ile Twitter gelirken, Instagram ve Snapchat uygulamalarına rağbetin artmasına dikkat çekiyor. Gençlerin en favori sosyal ağlarında ilk 5′e giren Instagram %21 oranla dördüncü, Snapchat %13 ile beşinci sırada yer alıyor.

Gençlerin sosyal medya kullanım alışkanlıklarını araştıran NextAdvisor, ilginç bir sonuçla karşımıza çıkıyor. Araştırmadan çıkan sonuca göre gençlerin en fazla kullandığı sosyal ağ Tumblr. Facebook’tan uzaklaştığı bilinen gençlerin Twitter gibi genel anlamda daha popüler sosyal ağlar yerine Tumblr’ı tercih ediyor olması sosyal ağ kullanıcılarının yaş ortalamaları hakkında da bilgi verici nitelikte.

Gençlere “En önemli sosyal ağ hangisi?” diye soran araştırmada bu sefer liderlik ipini Facebook göğüslüyor. Ancak Facebook’un gençlerin gözünde değerini geçtiğimiz seneye göre kaybettiği dikkat çekiyor. %33 oranında kullanıcının Facebook’u olmazsa olmaz olarak gördüğünü söyleyen araştırma, bu oranın geçen sene %42 olduğunu gözler önüne seriyor. Instagram ise geçen seneye göre %5′lik bir artışla önem oranını %17′ye çıkarıyor. Gençlerin %60′ı sosyal ağ hesaplarını özel kullandığını, yani paylaşımlarını herkese açık olarak ayarlamadığını söylerken %13′ü internette canlı video yayını yaptığını dile getiriyor.

Genç sosyal medya kullanıcılarının sosyal ağlar üzerinde neler paylaştıklarını da inceleyen araştırma, büyük çoğunluğun hesaplarının üzerinden fotoğraf paylaştığını gözler önüne seriyor. %91 oranında kullanıcı kendi fotoğraflarını sosyal ağlar üzerinde paylaşmayı tercih ederken %71′i okul adı ve yaşadığı yeri, %53′ü e-posta adresini, %20′si cep telefonu numarasını sosyal medya hesaplarında diğer kullanıcılarla paylaşıyor.

 
 
HaberGörsel  
CİLT HASSASİYETİ İLE GERÇEKLEŞEN “IN VITRO” YÖNTEMİ HAYVAN TESTLERİNİN YERİNİ ALABİLİR

25 Mart’ta gerçekleştirilen Phoenix Toksikoloji Derneği'nin yıllık toplantısında sunulan bir çalışma, ‘‘in vitro’’ insan hücre dokusu üzerinde cilt hassasiyeti için yapılan kimyasal testlerin, hayvan testleri ile elde edilenlere benzer sonuçlar verebildiğini gözler önüne seriyor.

Araştırmaya katılan bilim insanları, epidermis üzerine çeşitli konsantrasyonlarda 10 farklı kimyasal uygulamış ve Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından cilt korozyon ve tahriş testleri için onaylanmış üç boyutlu bir insan hücre dokusu kullanmışlardır. Daha sonra ise, her bir kimyasal üç kere değerlendirilmiş ve sonuçların tutarlılığının sağlanması için pozitif ve negatif kontrollerle karşılaştırılmıştır.

Sonuç olarak ise; araştırmayı yöneten ve PETA Uluslararası Bilim Konsorsiyumu danışmanı olan Dr. Amy Clippinger, yaptığı açıklamada gerçekleştirilen 10 örnekte de insan dokusunun cilt hassasiyetinin hayvan çalışmalarındaki bulgularla benzerlik gösterdiği ve cilt hassasiyetinin öngörülebileceğini dile getirmiştir.

Araştırmanın karar vericiler tarafından kabul görmesi için ise üç farklı laboratuvarda test edilmesi gerekiyor. İki farklı laboratuvarda test edilen çalışma, Avrupa Birliği Referans Laboratuvarı’nın onaylayabilmesi için üçüncü bir laboratuvarda daha test edilecek. Bu test sürecinin 2015 yılının ortalarında bitmesi bekleniyor.

Haberin tamamını okumak için tıklayın
 
 
HaberGörsel  
COSMETICS BUSINESS YÖNETMELİK ZİRVESİ 17–18 HAZİRAN 2014 TARİHLERİ ARASINDA BRÜKSEL’DE GERÇEKLEŞTİRİLECEK

Cosmetics Business’ın yıllık olarak düzenlediği ‘‘Yönetmelik Zirvesi’’ bu yıl 17–18 Haziran tarihleri arasında Brüksel’de gerçekleştirilecek. Mevzuatlar konusunda kozmetik sektörünün karşılaştığı güncel sorunların ele alınacağı zirve, regülasyonların küresel ölçekte endüstriye etkilerinin tartışmaya açıldığı bir platform niteliği taşıyor. İki gün boyunca devam edecek zirvede gerçekleşecek görüşmeler, gelecekteki düzenlemelerin pratikliliğine, fizibilitesine ve sorunların özüne ışık tutacak.

Konuşmacılar zirvede, yuvarlak masa toplantıları ve sunumları ile kozmetik sektörünün regülasyonlar konusunda karşılaştığı sorunları gündeme getirecek. Endüstriyi etkileyen ve aynı zamanda şekillendiren anahtar faktörlerin tanımlanması ve karşılaşılan zorluklara uzmanlarca çözüm getirilmesini amaçlayan zirveye, konusunda uzman birçok isim de katılıyor. Daha detaylı bilgiyi buradan edinebilirsiniz.

 
 
HaberGörsel  
“TÜRKİYE’DE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE UYUM SAĞLAMA PİLOT ÇALIŞMASI” İSİMLİ RAPOR AÇIKLANDI

Dünya Bankası Grubu kuruluşu olan Uluslararası Finans Kurumu (IFC) ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) tarafından hazırlanan 'Türkiye’de İklim Değişikliğine Uyum Sağlama Pilot Çalışması' adlı rapor açıklandı.

IFC ve EBRD'nin TOBB ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile birlikte hazırladığı '"Türkiye’de İklim Değişikliğine Uyum Sağlama Pilot Çalışması", Türkiye’de özel sektörün iklim değişikliği konusunda daha bilinçli ve tedbirli olması gerektiğine dikkat çekiyor. TOBB ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile beraber yapılan çalışma, yağış azalması ve sıcak hava dalgası gibi iklim değişikliği unsurları nedeniyle ortaya çıkan kuraklığın, Türkiye için artan bir risk olduğunu ortaya koyuyor.

Ayrıca raporda, tarım işlemleri, imalat ve belediyecilik gibi sektörlerde daha verimli işleme, geri dönüşüm ve su geri kullanımı gibi yöntemlerin yüzde 30’a kadar yatırım geri dönüşümü sağlayabileceği belirtiliyor. Aynı zamanda binalar için makul yatırımlarla yapılabilecek pencere yalıtımı, yağmur suyu biriktirilmesi, kanalizasyon ve havalandırma değişikliklerinin de büyük bir etkisi olacağı raporun bulguları arasında yer alıyor.

İklim değişikliği konusunda oluşabilecek risk ve fırsatlara değinerek şirketlerin oluşabilecek değişiklikleri öngörmelerine ve hazırlık yapmalarına yardımcı olmayı hedefleyen rapora buradan ulaşabilirsiniz.
 
Bu e-posta size Kozmetik ve Temizlik Ürünleri Sanayicileri Derneği veritabanına kayıtlı olduğunuz için gönderilmiştir. İzniniz dışında gönderildiğini düşünüyorsanız lütfen bize mail atiniz.